Sağlıkta Yeni Dönem: Kişiye Özel Probiyotikler Geliştiriliyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde yürütülen çalışmalarla, bireyin bağırsak florasına göre tasarlanan kişiye özel probiyotikler geliştiriliyor. Uzmanlar bilinçsiz kullanım konusunda uyarıyor.
Bağırsak sağlığına yönelik bilimsel çalışmalar hız kazanırken, kişiye özel probiyotik uygulamaları dikkat çekiyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde yürütülen projeler kapsamında, bireyin mikrobiyota yapısına göre özel probiyotik ürünler hazırlanıyor.
Mikrobiyota Analiziyle Kişiye Özel Üretim
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Temel Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Tıbbi Mikrobiyoloji Biyoteknoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Alp Avcı, probiyotiklerin canlı mikroorganizmalar olduğunu belirterek doğru ürün seçiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Avcı, özellikle son dönemde sıkça gündeme gelen SİBO’ya (ince bağırsakta bakteriyel aşırı çoğalma) dikkat çekerek bilinçsiz probiyotik kullanımının bağırsak dengesini bozabileceğini ifade etti.
Merkezde yürütülen çalışmalarda bireylerden gaita analizi alındığını belirten Avcı, sürecin yaklaşık üç hafta sürdüğünü söyledi. Moleküler analizler ve canlı flora incelemeleri sonucunda, kişinin klinik bulguları ve şikayetleri doğrultusunda özel bir profil oluşturuluyor. Hangi mikroorganizmanın hangi oranda bulunması gerektiği bilimsel verilerle belirlenerek kişiye özel ürün tasarlanıyor.
Bağırsak Sağlığı ve Beyin İlişkisi
Uzmanlar, bağırsakların “ikinci beyin” olarak adlandırıldığını hatırlatarak, sağlıklı bir mikrobiyota yapısının genel vücut fonksiyonları için kritik rol oynadığını belirtiyor.
Bağırsak florasının dengeli çalışmasının bağışıklık sistemini desteklediği, serotonin ve melatonin gibi hormonların üretiminde dolaylı rol oynadığı ifade ediliyor. Bu nedenle bağırsak sağlığının korunmasının yalnızca sindirim sistemi değil, nörolojik ve psikolojik sağlık açısından da önemli olduğu vurgulanıyor.
Her Yaş Grubuna Uygulanabiliyor
Prof. Dr. Avcı, kişiye özel probiyotiklerin her yaş grubunda kullanılabileceğini belirtti. Yenidoğan bebeklerde anne sütü desteğiyle başlanabildiğini, ileri yaş grubundaki bireylerde de uygulanabildiğini ifade etti.
Gebelerde ise kullanımın mutlaka hekim önerisiyle planlanması gerektiği kaydedildi.
En Az 6 Ay Kullanım Öneriliyor
Kişiye özel probiyotiklerin en az 6 ay süreyle kullanılması gerektiğini belirten Avcı, bağırsak florasının canlı bir yapı olduğunu ve yeni mikroorganizmaların bağırsak ortamına yerleşmesi için zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi.
İkinci aydan itibaren olumlu geri dönüşler alındığını aktaran Avcı, tedavi sürecinin mutlaka uzman kontrolünde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Uzman Uyarısı: Bilinçsiz Kullanımdan Kaçının
Probiyotiklerin antibiyotikler gibi bilinçsiz kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Avcı, özellikle antibiyotik tedavisi sırasında hangi probiyotiğin tercih edileceğinin uzman tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Bağırsak florasının hassas bir dengeye sahip olduğunu belirten uzmanlar, “iyi bakteri” olarak bilinen mikroorganizmaların dahi kontrolsüz kullanımda olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
